Taht Kavgası

Gönül deryası siyaha boyanmış, geceden daha kara.
Bu deryalar ölümü bile güzelleştirsin değildi niyetim.
Sorgusuz sualsiz peşime düşen bir akbaba,
Yaralarımı deşen kanlı hançeriyle bana oldu bir veba.
Hançerin ruhumun evliyası, beni ören.
Ölüm ve saltanatlarla günden güne düşündüren.
Sarsılmış kiniyle beni alnımdan vurmak ister,
Bedenime nüfuz eder bu kanlı tedaviler.
Bahçem gün yüzü gördü, birkaç ay süregelen.
Aynı dili konuştuk, ömürlük hükmeden.
Ben sözlerimi dökemeden sahicilere,
Aldı götürdü beni,
Sızısı yüreğime dayanan o kandiliyle sarstı birden bedenimi.
Bir lamba yanar benden içeri, yüzümü daha sakin gören.
Ben almazdım benden içeri, sersefil örtünmüşken.
O istedi bir ömür süren vebalı tahtını,
Ben yaratmadım bu tahtın sarsılmaz sultanını.
Sultanlık bize uzak, sersefillik şöyle dursun,
Tek sarsılmaz taht, sevdalı çiçeklerin olsun.

YAZAR

İrem Yılmaz

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir