Bu Millet Neden Mafyayı Sever?

Geçen haftalarda sosyal medyada, Ankara’da işlenen Aleyna Çakır davasının baş failinin açtığı canlı yayında bazı kadınların faile yazdığı destek mesajları önümüze düştü. Bu hafta da yine sosyal medyada, yine aynı kişiyle yaşanan, yine aynı içeriklerle dolu özel mesajlaşmaların yanı sıra, çeşitli müstehcen içerikli konuşmalar da açığa çıktı. Şimdi olayı “kadınların piç erkek sevgisi” yahut “kadınların suç işleyene düşkünlüğü” gibi söylemlerle yorumlarsak sadece konuşmuş oluruz.

Bir şeyler söylemek istiyorsak da olaya en baştan bakalım: 17 Nisan 2020 tarihinde asıl ismi Sema Esen olan Aleyna Çakır, Ankara Keçiören’de kendi evinde ölü bulundu. Olayın üstüne gidildiğinde, erkek arkadaşı Ümitcan Uygun’un Aleyna Çakır ölü bulunmadan bir önceki gece Aleyna Çakır’ın evinde yayın açtığı, hatta yayında Aleyna Çakır’ın cesedini gösterdiği ortaya çıktı. Çakır’ın ailesi, katilin ortaya çıkması için Müge Anlı’ya başvurdu. Uygun ve ailesinin, içişleri bakanı ve Devlet Bahçeli’yle fotoğrafları ortaya çıktı. Albayraklara ait olan ATV’de günlerce özel olarak ilgilenilen haber, gün geçtikçe ilginçleşiyordu. Kamuoyunda ses getiren cinayet vakası, Uygun’un annesi öldükten sonra baba-oğul Uygunların televizyona çıkıp bas bas “has ülkücü“ olduklarını açıklayınca gündemden düştü… Ümitcan Uygun’a dokunulmadı, çektiği bir videoda “özür diledi” ve ağabeyinin ona “ceza” verdiğini söyledi…

Bu olay şimdilik burada dursun, babaannemin bana anlattığı bir hikâyeyi naklettikten sonra bu olay hakkında kendi fikrimi söyleyeceğim.

Anne serçe ile yavru serçe yuvalarında oturuyormuş. Yavru serçe yuvaya iğrenerek bakıp “Anne burası bok doldu, buradan gidelim.“ demiş. Anne serçe de cevaben “Sen de o göt oldukça her yer bok dolar kızım.“ demiş.

Biz de bu göt oldukça nereye gitsek orayı bok ederiz. Bu ülkeden kaçmak veya onu yok saymak da bu gerçeği etkisiz kılmaz. İşte bakın; bir insanın en önemli haklarından olan adaleti, resmî yollardan aramayı bile yapamıyoruz. Tüm televizyonlara, modern edebiyata bakın… Her yerde “mafya, acı dolu yaşam, sinir krizi” temaları var. Biraz entelektüel olan insanlarımız “Bu eserler toplumu kötü yönlendiriyor.” diyorlar. Daha acı olan ne biliyor musunuz? Diziler insanları zehirlemiyor çünkü insanlarımız zaten zehirli. Türkiye; Diyarbakır – Bağlar Mahallesi’nden Adana’ya, Balıkesir – Toygar Mahallesi’nden İstanbul’un tüm mahallelerine dek suça, pisliğe bulaşmış durumda. Kamusal adalet ortadan kalktığı için her taraf “yiğit, kahraman, reis, başkan” ile dolu… Instagram’a bakalım mesela, boğazına kadar trap remixle hazırlanmış “mafya babası” videolarıyla dolu…

Neden dolmasın ki? Kahraman olmak, pek tabii kutsal olduğu gibi aslında bir toplumun en berbat duruma düştüğünün en büyük kanıtıdır. İktisaden zayıf olup adalet kavramını, genel ahlak kurallarını (Geleneksel demiyorum, size temel ahlak anlayışından bahsediyorum.) yitirmiş toplumlar, kahramanlara ihtiyaç duyarlar. Kahramanlar, irin dolu bu dünyada ak köpüklü denizden çıkmış inci parlaklığında ortaya çıkar, hayatın adaletsizliğine kendilerini kurban ederler. Sonra ne mi olur? Arkada kalan korkaklar, kaya altına gizlenenler, gelene ağam gidene paşam diyenler; kahramanın arkasından sahte ağıtlar yakar, onun cesedini kendi arzularına kalkan yapar, sahte sözlerle kahramanın etini yerler.

Yazının başındaki olaya döneyim: Neden Ümitcan Uygun’un yayınında ona ayılıp bayılanlara kızıyoruz güzel kardeşim? Bu adamı göz göre göre devlet korumadı mı? Babası, çıkıp devlete ne kadar sadık olduğunu kameralar önünde söylemedi mi? Yanlış kişilere kızıyoruz, sinirimizi korkuluklara gösteriyoruz. Tarlalarımıza, elma dolu bağlarımıza domuzlar girdi; namusumuzu, haysiyetimizi pis toynaklarıyla çiğnediler. Biz; domuzları sopayla kovalarken tarlamızın aşağısını çamur yapan, zihni habis fikirlerle dolu komşumuza kızamıyoruz, boyun eğiyoruz, ses çıkarmıyoruz.

YAZAR

Berat Şendil

EDİTÖR

Ekrem Müftüoğlu

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir