Ne demek onun için yaratmadım bu evreni?
Siz her şeyi bilen değil misiniz Tanrım?
Naçizane cüretkârlığımı bağışlayın ama Tanrım;
Ben bazen, sizden ziyade ona taparım.

Farkına varamadınız sanırım yaratımınızın,
Onun için durun, ben size aktarayım:
 
Öncelikle alacalı yanakları vardır onun,
Fiyakalı günbatımlarından esinlenmişsiniz gibi.
Sonra elleri güzel, gözleri derindir onun,
Sanki ilk kız çocuğunuzdan esinlenmişsiniz gibi.
Dahası nasıl da cesur, aşka bile kafa tutar,
Doğanın hür kısraklarından esinlenmişsiniz gibi.
Bazen de çok saf olur, salt bir bakış atar,
Sanki meleklerinizden esinlenmişsiniz gibi.
 
Ha unutmadan pek de inatçıdır, yakar gemileri;
Sanki birazcık da Şeytan’dan katmışsınız gibi.
 
Düşündüm de onu anlatmak çok uzun sürer,
Sizin vaktiniz bol elbet Tanrı Hazretleri;
Lakin bu naçiz kulunuzun o kadar vakti yok.
 
Fakat gitmeden evvel,
Şunu söylemeden de edemeyeceğim:
Öyle saçları var ki onun, öyle saçlar ki
Bir nefesini çektiniz mi içinize,
Ellerinizi gezdirince aralarında,
Siz bile nasıl yarattığınıza şaşarsınız!
 
Ben, onu yalnız saçları için sevmedim ama
Siz keşke, keşke yalnız onun saçları için,
Var etseydiniz evreni.
 
Hoşça kalın Tanrı Hazretleri.

Oğuz Can Acar

Editör: Gülçin Kermen

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir